Elinde sınırlı bakanlık puanı, altında bir coğrafya, karşında sana her şeyi satmak zorunda
olmayan bir dünya var. Aşağıdaki her sayı oyunun kendi kurallarından geliyor — tahmin değil.
İçindekiler
01Cenk Meydanı nedir
Bir ülkenin başındasın. Elinde sınırlı bakanlık puanı, altında bir coğrafya, karşında bir
dünya var. Oyun gerçek zamanlı akar ama hiçbir şey arka planda çalışmaz:
dünya sen bir ekranı açtığında ilerler. Bir hafta yokken olan biteni
dönüşünde olay kaydından okursun.
Bu, oyunun en çok yanlış anlaşılan yanı. Bir sayfayı açmak yalnızca bakmak değildir; o an
geçmiş zamanın hesabı yapılır, sahalar boşalır, keşif zarı atılır, ambargolar konur ve
kalkar. Uzun süre girmezsen kaçırdığın atışlar birikmez — döndüğünde her şeyin tek bir
hakkı olur.
02İlk beş dakika
Kayıt ol → ülken kurulur: hazine, nüfus, bakanlıklar, bir enerji coğrafyası ve dört başlangıç sahası.
500 bakanlık puanını dağıt. Dağıtmadan hiçbir şey ilerlemez.
Eğitim sayfasındaki Mezun Dağılımı'nı doldur — okulların var ama
mezunları yalnızca pay verdiğin havuzlara gider, dağıtmadığın pay her döngüde kaybolur.
Tarım'a ~135 puan koyarsan gıda açığını tamamen kapatırsın.
Bakanlık Puanları sayfası. Havuz sabittir; bir kaydırıcıyı yükseltmek havuzdan harcar,
düşürmek havuza geri koyar. Havuzda bekleyen puan ülkeye hiçbir şey katmaz.
03Ülken neyle başlıyor
Kalem
Başlangıç
Nüfus
20.000.000
Hazine
kişi başı 100.000 × nüfus ≈ 2 trilyon
Elektrik
ihtiyacının %80'i (kalan %20 ithal)
Gıda
ihtiyacının %90'ı
Petrol / doğal gaz / altın / nadir metal
ülkenin 7–90 günlük ihtiyacı kadar keşfedilmiş saha
Okullar
24 kreş, 45 ilkokul, 20 meslek lisesi, 8 üniversite — hepsi çalışır durumda
Sağlık
10 sağlık ocağı, 40 hekim, hemşire yok — hastane yok
Adalet
10 adliye; 60 hâkim, 40 savcı, 200 avukat
Ticaret koruması
7 gün ambargo muafiyeti
Günlük kişi başı ihtiyaçlar gerçek bir gelişmekte olan ülke (Türkiye) ölçeğindedir: petrol
0,002 m³, doğal gaz 1,7 m³, elektrik
0,0096 MWh (yılda ~3.500 kWh).
Gün sıfır ekside başlar — ve bunun sebebi kıtlık değil, iş gücü
Açılıştaki dört kıtlık (gıda %10, elektrik %20, petrol ve gazın tamamı) nüfus artışından
birkaç kişi/sn götürür, ama asıl kalem bu değil: hiç puan dağıtmamış bir
ülkenin işsizliği işgücü kapasitesinin yaklaşık %70'idir ve bu, mutluluk ile
nüfus artışına kendi tavanına (sırasıyla −20 ve
−15) çarpan, kıtlıklardan tamamen bağımsız bir cezadır. Sonuç:
hiçbir şey yapmazsan ülken küçülür. Bu ceza kıtlık değildir — dağıtılmamış her puan,
doldurulabilecek bir kamu kadrosunun boş kalması demektir, ve tek çözüm puan dağıtmaktır.
Bkz. bölüm 05.
Nüfus büyüdükçe bütün ihtiyaçlar büyür. Bugün yeterli olan üretim yarın
açık verir. Bu oyunda hiçbir açık "bir kez kapatılıp bitirilen" bir iş değildir.
04Bakanlıklar
Sekiz bakanlık, her biri en az bir ulusal istatistiği sürer — Turizm ve Kültür artık tek
bakanlıktır, iki bakan iki bakanlık değil:
Bakanlık
Sürdüğü şey
Adalet
Halk mutluluğu
Sağlık
Yaşam süresi ve nüfus artışı
Tarım ve Hayvancılık
Gıda üretimi, süt/kırmızı et/beyaz et/balık üretimi
Enerji ve Tabii Kaynaklar
Şebeke (santraller), keşif şansı
Eğitim
Eğitim endeksi, üniversite programlarının hızı, yerli Ar-Ge hızı
Sanayi ve Teknoloji
İhracat, sınai üretim, yerli Ar-Ge hızı
Turizm ve Kültür
Turizm geliri ve kültürel prestij
Savunma
Askeri güç
Puan geri alınabilir: bir bakanlıktan düşürdüğün puan havuza döner. Ama
ilerleme geri alınmaz — puanı düşürmek yalnızca bundan sonrasını
yavaşlatır. Yarısı biten bir Ar-Ge, Sanayi puanını sıfırlasan da yarısında kalır, geriye
sarmaz.
Puanların ikinci bir işi daha var: hazineyi de bakanlıklara böler. Her
bakanlığın kendi bütçesi, hazinenin toplamının o bakanlığın puan payı kadarıdır — puan
vermediğin bir bakanlık, hazine dolu olsa bile hiçbir şey satın alamaz. Okullar ve
üniversite programları Eğitim'in, yerli Ar-Ge Sanayi'nin, platformlar ve santraller
Enerji'nin bütçesinden çıkar. "Bakanlık Bütçeleri" sayfası bu payları görünür kılar.
Her bakanlığın kendi sayfası, o bakanlığın kaç puanı olduğunu ve sürdüğü ulusal
istatistikleri yan yana gösterir. Buradaki 20 Sağlık puanı, nüfus artışının 20'sini tek
başına açıklıyor.
05İşsizlik
İşgücünün %60'ı istihdam edilebilir kapasitedir; bunun %30'u
özel sektöre koşulsuz ayrılır (çıkarım ve tesis ekipleri buradan çıkar), kalan
%70'i kamu sektörüdür — ama kamu kadroları doldurulduğu kadar
vardır. Bir kadroyu dolduran şey dağıtılmış toplam bakanlık puanıdır:
her puan on altı bin memur kadrosu finanse eder, sekiz bakanlık arasında kendi puan payı
oranında bölünür.
İşsizlik oranı, nüfusun değil işgücü kapasitesinin yüzdesi olarak
ölçülür. Hiç puan dağıtmamış taze bir ülke bu tanımla ~%70 işsizlikle
açılır. %5'in üzerindeki kısım, mutluluğa ve nüfus artışına ayrı
ve tavanlı bir ceza olarak işler — açılışta her iki ceza da tavanındadır
(−20 mutluluk, −15 nüfus artışı).
Tek çözüm: puan dağıt
Bu ceza kıtlıktan, ambargodan ya da şebekeden bağımsızdır — tek girdisi dağıtılmış puan
miktarıdır. Beş yüz puanlık başlangıç havuzunun tamamını dağıtmak, sekiz milyon kamu
kadrosunu (mevcut sekiz milyon dört yüz binin neredeyse tamamını) doldurur ve işsizliği
kabaca %3'e indirir. Bu yüzden ilk beş dakikanın birinci maddesi
her zaman puan dağıtmaktır — hangi bakanlığa dağıttığından önce, dağıtmış olmak
önemlidir.
İşsizlik %20 eşiğini yukarı doğru geçtiğinde bir kerelik bir olay
kaydına düşer ("İşsizlik kriz eşiğini aştı") — döndüğünde bunu bir karşılama penceresinde
görürsün.
06Şebeke: havuzlar ve santraller
Elektrik artık bir bakanlık puanının doğrudan satın aldığı bir şey değil.
Enerji ve Tabii Kaynaklar puanları elektrik üretmez — keşif olasılığını
yükseltir (bkz. bölüm 07). Üretimi belirleyen şey, satın alıp kadroladığın
santrallerdir.
Sekiz santral tipi var, Enerji ve Tabii Kaynaklar'a ait, hepsi satın alınabilir:
Beş tanesi bir kapasite havuzuna bağlıdır — hidroelektrik baraj ve
nehir tipi hidroelektrik (aynı havuzu paylaşır, biri diğerinin yerini kısıtlar), rüzgâr,
güneş, jeotermal. Ülkene kayıtta bu dört kaynak için birer uygunluk
yüzdesi dağıtılır — değişmez, satın alınamaz — ve bu yüzde her kaynağın toplam
inşa edilebilir kapasitesini (havuzunu) belirler. Bir satın alma bu havuza karşı
denetlenir; havuz dolunca o kaynaktan daha fazla santral alınamaz.
İki tanesi havuzsuzdur — doğal gaz kombine çevrim ve nükleer santral:
satın al, kadrola, bitti. Nükleer sahiplik (çalışsın çalışmasın) mutluluğa küçük bir
tedirginlik cezası yazar; bir baraj inşa edildiği anda (kadrolu olsun olmasın) tarım
arazisini su altında bırakır.
Batarya depolamanın ne kadrosu ne ekibi vardır — başka bir santrale
bağlanarak çalışır ve o santralin kesintili üretimini güvenilir hâle getirir.
Satın alınan bir santral kadrolanana kadar hiçbir şey üretmez. Üç
kesintili tip (nehir tipi hidroelektrik, rüzgâr, güneş) isteğe bağlı olarak daha pahalı bir
depolamalı varyantla alınabilir — bu varyantın üretimi güvenilir sayılır,
bataryaya ihtiyaç duymadan.
Güvenilirlik ithalattan farklı bir şeydir
Kendine yeterlilik toplamda yeterince ürettiğini sorar; şebeke
istikrarı ürettiğinin ne kadarına güvenilebileceğini sorar. Rüzgâr ve
güneş — batarya ya da depolamalı varyant olmadan — kesintili sayılır: ortalamada
yeterince üretse bile şebeke istikrarsız olur. Sanayi verimi ikisinden de ayrı ayrı
vergilendirilir: elektrikte kendine yeterlilik bir tavana kadar verimi belirler,
şebeke istikrarsızlığı ise üstüne ayrı, bağımsız bir ceza yazar (en fazla
25 puan). İthalat faturayı öder, kesintiyi önlemez — hazine ekranında
elektrik satırı kapanmış görünürken fabrikaların hâlâ yarım güçle çalışıyor olması bu
yüzdendir.
Enerji sayfasındaki Şebeke paneli toplam üretimi, ne kadarının güvenilir
olduğunu, istikrar yüzdesini, yenilenebilir payı ve dört havuzun ne kadarının dolu
olduğunu tek ekranda gösterir.
07Yeraltı: keşiften ihracata
Zincir üç bakanlıktan geçer; üçü de aynı anda yürüyebilir:
Eğitim — mürettebat. Sahaya gönderilecek insanlar meslek liselerinden
çıkar ve ancak o teknolojinin havuzuna pay verdiysen oraya gider.
Kurs diye bir şey yok: kontenjanı okullar üretir, payı sen dağıtırsın, mezunlar her
döngüde havuza düşer — bkz. bölüm 08.
Sanayi ve Teknoloji — yerli Ar-Ge. Tamamlanınca platformu ucuza kendin
üretirsin. Hızı hem Sanayi hem Eğitim puanından beslenir; parayla da hızlandırılır. Dört
çıkarım teknolojisinin her biri artık kendi üniversite programının
tamamlanmasını ister — bkz. bölüm 08.
Enerji — platform ve saha. Platformu satın al, bir sahaya yerleştir,
mürettebat gönder.
Sıra değil, sıralama
Üç adım birbirini beklemez ama biri olmadan ötekinin çıktısı olmaz: Ar-Ge'yi bugün
başlat, platformu bugün ithal fiyatından al, sahaya bugün koy. Mürettebat, meslek
lisesi koluna verdiğin pay kadar, bir sonraki mezuniyet döngüsünde gelir — bu yüzden
payı platformu almadan önce ayarlamak, ilk döngüyü kazandırır.
Mürettebatsız platform sıfır üretir
Bir platformu ekipsiz de sahaya koyabilirsin — sahayı tutar ama hiçbir şey
üretmez. Yatağı eksiltmez, ihracat geliri getirmez, ithalat faturanı azaltmaz.
Dahası, küçük bir sahada ekipsiz bir platform ekipli bir platformun yerini kapatabilir;
o zaman önce onu geri çağırman gerekir.
Solda ekipmanlar, sağda sahalar. Bir saha coğrafi bir alandır: kaç platform
alacağı kalan yatağından hesaplanır, saha çalıştıkça kapasitesi küçülür ve yatak
bittiğinde üzerindeki bütün platformlar otomatik geri çağrılır.
Keşif
Enerji puanına bağlı olasılıkla, 24 saatte bir tek atış. Uzun süre
girmesen bile birikmez; döndüğünde tek atış hakkın olur. Sıradan bir keşif ülkenin
30–210 günlük ihtiyacı kadardır. Nadiren — her on üç keşiften
birinde — bunun yerine bir dev saha çıkar: 900–3.600
gün, yani iki buçuk ila on yıl yetecek tek bir yatak. Enerji'ye ayrılan puanın satın
aldığı asıl şey budur; parayla alınamayan tek şey de budur.
08Eğitim: okullar, mezunlar, üniversiteler
Ülkenin bütün insan gücü buradan çıkar. Eskiden her tesis tipi için ayrı ayrı
kurs başlatılırdı; o motor kaldırıldı. Yerine tek bir düzen geldi:
okullar kontenjan üretir, sen bu kontenjanı mesleklere yüzdeyle bölersin, her
mezuniyet döngüsünde mezunlar ilgili havuza akar. Kadrolama tarafında hiçbir şey
değişmedi — havuzdaki insanı sahaya/tesise atamak eskisi gibi.
Mezuniyet döngüsü
Bir oyun yılı bir mezuniyet döngüsüdür ve gerçek zamanda
15 dakika sürer. Eğitim sayfasındaki "Okullar" bölümü döngünün
neresinde olduğunu bir çubukla ve saniye saniye işleyen bir geri sayımla gösterir. Döngü
sen bakmasan da işler: dolduğu anda değil, bir sonraki okumada hesaplanır ve hiçbir döngü
atlanmaz. Ama dağıtmadığın kontenjan biriktirilmez — o döngüde kaybolur.
Beş okul tipi
Kreş ve ilkokul mezun vermez; tek işleri
kapsamadır. Kreş çağındaki ve ilkokul çağındaki çocukların ne kadarına
yer bulabildiğin doğrudan mutluluğa yazılır (sırasıyla en fazla +2 ve
+3). Kontenjan sabit kalırken nüfus büyüdüğü için bu katkı kendiliğinden erir — yeni
okul açmazsan geri gider.
Meslek lisesi ve üniversite mezun verir, ve bu ikisi
iki ayrı koldur: meslek lisesinden çıkan adsız personel sıradan her tesisi
çalıştırır; üniversiteden çıkanlar adı olan mesleklerdir (hekim, hemşire,
hâkim, savcı, avukat, uzman).
İmam hatip lisesi yapılabiliyor ve sayılıyor, ama şimdilik başka bir
şey yapmıyor: ne kontenjan veriyor ne mezun. Arayüz bunu sıfır diye değil,
"—" ile ve tek cümleyle söyler.
Okullar kadrolanmaz — bu oyunda öğretmen yok. Ücret Milli Eğitim
bütçesinden bir kez, başlangıçta alınır; sonrası bir şantiyedir ve süresini yalnızca
Sanayi ve Teknoloji puanı kısaltır. Beş tipin fiyatı, kontenjanı ve
inşa süresi yalnızca bu sayfadaki yan yana duran beş yapı kartında
görünür, çünkü hiçbiri ithal edilebilir bir mal değil; şantiyesi olan tipin ilerlemesi de
okul listesinde kendi satırının altındaki şeritte durur.
İmam hatip lisesinin adı ve çizimi ülkenin baskın dinine göre değişir:
İmam Hatip Lisesi, Ruhban Okulu, Yeşiva, Manastır Okulu ya da Din Okulu. Nüfusunun beş
dine göre dağılımını hesap sayfasındaki "Ülke demografisi" bölümünden
sen belirlersin; payların toplamı tam olarak 100 olmalı ve bir din diğerlerinin
hepsinden kesin olarak büyük olmalıdır. Paylar hiçbir istatistiği, cezayı ya da oranı
etkilemez — tek sonuçları bu okulun adı ve işaretidir.
Mezun dağılımı: bakanlığın asıl kararı
"Mezun Dağılımı" sekmesinde her havuza tam sayı bir yüzde verirsin —
"üniversite mezunlarının %30'u hekim, %10'u hâkim" gibi. İki kol
ayrı ayrı sayılır: meslek kolunu doldurmak üniversite kolunu etkilemez,
her birinin toplamı 100'ü geçemez. Tek bir kaydetme
bütün politikayı birden yazar; listede olmayan her havuz sıfırlanır.
Her satırın yanında o havuzun gelecek döngüde kaç kişi alacağı yazar.
Dağıtmadığın pay kaybolur
Boşta bıraktığın yüzde bir yerde birikmez, bir sonraki döngüye devredilmez ve sana bir
şeye mal olmaz — sadece o mezunlar hiç var olmaz. Ülkenin bir hekime ihtiyacı varken
kolun %60'ının boşta durması, kaybedilmiş bir yıldır.
Bazı havuzlar, ilgili üniversite programı tamamlanana kadar açılmaz.
Kaydetmeyi denediğinde bakanlık hangi programın eksik olduğunu söyler ve
hiçbir şey yazılmaz; o programı aşağıdaki bölümden başlatman gerekir.
Üniversite programları: Ar-Ge'nin kilidi
Eğitim'in kendi araştırma kolu — on beş üniversite programı. Bir program, tek seferlik bir
ücret karşılığında başlar ve yalnızca Eğitim puanıyla ilerler; parayla hızlandırılamaz. Kimi programlar başka bir programın tamamlanmasını ön koşul olarak
ister (örneğin Nükleer Fizik'ten önce Atom Fiziği, Genetik'ten önce Veterinerlik).
Asıl işlevi şu: satın alınabilir on sekiz tesis tipinin her biri, yerli Ar-Ge'sini
başlatabilmek için önce belirli bir üniversite programının tamamlanmasını ister.
Program tamamlanmadan Sanayi ve Teknoloji sayfasındaki Ar-Ge başlatılamaz — Eğitim
sayfasındaki "Üniversite Programları" bölümü hangi programın hangi tesisi kilitlediğini
gösterir.
İthalat programsız da çalışır
Program yalnızca yerli üretimin önündeki kilittir. İthalat rotası hiçbir zaman
bir üniversite programı istemez — her zaman açıktır, ambargo olmadığı sürece.
09Turizm ve tarım tesisleri
Çıkarım zincirinin dışında iki tesis ailesi daha var, ikisi de kendi bakanlık sayfasından
yönetilir:
Turizm ve Kültür — dört tip, hiçbiri ithal edilmez. Otel (1'den 6'ya
kadar sınıfı var), restoran, müze, kazı alanı — hepsi doğrudan
inşa edilir, Turizm ve Kültür bütçesinden. Kadrolanınca otel ve restoran
günlük gelir üretir (ülkenin doluluk oranına göre), müze ve kazı alanı ise kültürel
prestij. Etkin doluluk oranı — geliri belirleyen değer — kadrolu bir restoranla
yükselir.
Tarım ve Hayvancılık — altı tip, çıkarım gibi satın alınır. Sera
kompleksi, süt çiftliği, sığır çiftliği, kümes hayvanı çiftliği, balıkçı filosu, kapalı
çevrim çiftliği — hepsinin ithal/yerli fiyatı ve kendi üniversite programı var. Sera
gıda üretimine katkı verir; diğer beşi süt, kırmızı et, beyaz et ve balık üretir — bu
dördü artık gıdadan ayrı emtialardır, kendi arz-talep dengeleri ve
kendi ambargo riskleri vardır. Her tesisin kendi kadro kapasitesi
vardır (bir seraya bir şehir sığmaz: sera 400, süt çiftliği 150, sığır çiftliği 200,
kümes 120, balıkçı filosu 250, kapalı çevrim çiftliği 300 kişi) — ve ülke aynı tipten
istediği kadar tesise sahip olabilir.
Tarım sayfası tesis tesis değil, tip bazında yönetilir. Yeni bir
çiftlik satın almak listeye satır eklemez; o tipin boş kapasitesini
büyütür — kadroya alabileceğin işçi sayısı da böyle artar. Kutuya yazdığın sayı da tek
bir çiftliğin değil, o tipteki bütün tesislerin toplam kadrosudur:
bakanlık işçileri eşit dağıtır, hiçbir tesisin kendi kapasitesini aşmaz, küçülttüğünde
fark eğitimli havuza geri döner.
İkisinin de kadrosu aynı yerden gelir: meslek lisesi kolunun mezunları, o tesis tipine
verdiğin pay kadar (bkz. bölüm 08). Kadrosuz bir tesis, çıkarım platformu gibi, hiçbir
şey üretmez — inşa etmek yalnızca kadroyu açar, doldurmaz. Üretim doluluk oranıyla
ölçeklenir: yarı kadrolu bir çiftlik yarım ürün verir.
10Sağlık: iki basamak
Sağlık Bakanlığı'nın puanı hem yaşam süresini hem nüfus artışını doğrudan yükseltir —
ama ülkenin gerçek sağlık sistemi puanın yanında ikinci, bağımsız bir kanaldır ve
iki ayrı tesis tipinden kuruludur. İkisi aynı işi yapmaz; biri
diğerinin büyük hâli değildir.
Sağlık ocağı — önleyici. Ülkenin nüfusu kadrodaki hekim sayısına
bölünür; çıkan yük bir sınırın üzerindeyse bebek ölüm hızı yükselir,
bebek ölüm hızı da yaşam süresinden götürür. Ocak sayısının nüfusa oranı
(erişim) bu hızı geri çeker. Hemşire yükü ise ayrı bir eşikten,
doğrudan yaşam süresinden düşer — hemşirelik kronik bakımdır, doğum değil. Bu
basamağın yapabileceği en iyi şey yaşam süresinden hiçbir şey götürmemektir.
Devlet hastanesi — tedavi edici. Oyunda yaşam süresine
ekleyen tek şey. Kazandırdığı yıl iki bağımsız çarpanın sonucudur:
bitmiş hastanelerin nüfusun ne kadarını menzile aldığı (hastane erişimi)
ve o hastanelerin ne kadar kadrolandığı. Kalemin bir tavanı vardır;
erişim de kadro da tam olsa bile bundan fazlası eklenmez. Kadrosuz bir hastane
kimseyi tedavi etmez — kadrosuz bir santralin elektrik üretmemesiyle aynı
kural — ve şantiye hâlindeki bir hastane hiç sayılmaz.
Ülken on sağlık ocağı ve kırk hekimle açılıyor; hemşire yok,
hastane de yok. Ocakları ve adliyeleri önceki hükümetten devralırsın,
ikinci basamak ise senin projendir: ilk hastaneyi sen satın alır, sen inşa eder, sen
kadrolarsın. Yirmi milyon kişinin yanında kırk hekim ikiye katlanmış bir yüktür, yani
sistem ilk ekrandan itibaren yaşam süresinden yıl götürüyor olur.
İkisi de ithal/yerli fiyatı olan, ambargoya girebilen, zamanla tamamlanan
şantiye olarak başlayan ve doğrudan kadrolanan tesislerdir; faturaları
her zaman Sağlık bütçesine gider. Kadroları
üniversite kolunun mezun dağılımı doldurur, bu sayfa değil: hekim,
uzman hekim ve hemşire hatları Milli Eğitim sayfasındadır ve hekimle uzman hekim
aynı kapının — Aile Hekimliği programının — arkasındadır (bkz. bölüm
08). Bir hastanenin hemşireleri yalnızca ikinci basamakta sayılır, ocakların hemşire
yüküne girmez: bir kişi iki eşiğin üzerinde birden duramaz.
Kadrolama bina bina yapılmaz: bu sayfada tek tek bina listesi yoktur, çünkü bin
ocağı tek tek kadrolamak aslında tek bir kararı bin kere vermekti. Envanter tablosundaki
her personel satırı aynı zamanda bir kumandadır:
tek emirle bütün biten tesisleri kadrolarsın — yazdığın sayı eklenecek
kişi değil, o türden kadroda toplam kaç kişi olacağıdır, ve bakanlık bu kadroyu
tesislere eşit dağıtır, hiçbirinin kendi kadrosunu aşmadan. Sayıyı küçültürsen fark
eğitimli havuza geri döner; aynı sayıyı ikinci kez uygulamak hiçbir şeyi değiştirmez. Bir
tipin bütün ekiplerini birden çekmek için "tümünü eve gönder" var (bir kez onay ister).
Envanterin sayıp da anlatamadığı tek şey şantiyeler: kaç tesisin inşada
olduğunu söyler ama ilerleme bina başınadır. Bu yüzden inşaat sürerken envanterin altında
kısa bir "İnşaattakiler" listesi açılır — her şantiyenin yalnızca
ilerleme çubuğu, kadrolama kumandası yok, çünkü şantiye kadro almaz. Sonuncusu bitince
liste kendiliğinden kapanır ve sayfa yeniden tamamen kümülatif olur.
Sağlığın nüfusa açılan kanalı tektir ve dolaylıdır:
yaşam süresi → ölüm hızı → nüfus artışı. Ne bir açık ne bir hastane
nüfus artışına doğrudan yazılır, yani hiçbir etki iki kere sayılmaz.
11Adalet
Adalet Bakanlığı'nın puanı mutluluğu doğrudan artırır — ama mutluluğun içinde bunun
yanında ikinci, bağımsız bir kalem daha var: adalete erişim. Puan,
bakanın satın aldığı şeydir; erişim ise ülkenin inşa edip kadroladığı adliyelerin
gerçekte ne kadar yettiğidir. İkisi birbirinin yerine geçmez, ikisi de aynı mutluluğun
içindedir.
Adliye, sağlık merkezinin ikizidir: ithal/yerli fiyatı vardır, ambargoya girebilir,
zamanla tamamlanan bir şantiye olarak başlar ve doğrudan kadrolanır. Tek farkı, oyunda
üç ayrı personel türü çalıştıran ilk tesis olması — hâkim, savcı ve
avukat. Üçü üç ayrı havuzdan gelir; bu havuzları Adalet sayfası değil,
üniversite kolunun mezun dağılımı doldurur ve her biri kendi hukuk
programı tamamlanana kadar kapalıdır (bkz. bölüm 08).
Her meslek için ülke nüfusu, o meslekten kadroda kaç kişi varsa ona bölünür; çıkan yük
bir hedefle karşılaştırılıp 0-100 arası bir endekse çevrilir. Burada
en iyi değer 100'dür: yük hedefin altındayken meslek tam 100 alır,
gerçek rakam hedefi aştıkça endeks sıfıra doğru düşer. Kadrosu hiç olmayan bir meslek
muaf sayılmaz — bütün nüfusu tek bir kadroya biner. Üç endeksin ortalaması
erişim puanıdır; bunun hoşgörülen bir eşiği vardır ve eşiğin altındaki
her puan mutluluktan düşer. Kalemin bir de tavanı vardır: erişim ne kadar dibe vurursa
vursun mutluluktan bundan fazlası gitmez.
Ülken on adliye, altmış hâkim, kırk savcı ve iki yüz avukatla açılıyor. Yirmi milyon
kişinin yanında bu kadro küçüktür: üç endeks de dipte başlar ve mutluluk kalemi ilk
ekrandan itibaren tavanına dayanmış olur. Rahatlama ölçekle gelir —
tek bir adliye görünür bir fark yaratmaz, ama inşa edilip kadrolanan her adliye puanı
yukarı iter. Bu yüzden Adalet, Milli Eğitim'le birlikte planlanan bir bakanlıktır:
önce hukuk programları, sonra mezun payı, sonra adliye.
Sağlıkta olduğu gibi burada da kadrolama adliye adliye yapılmaz; bina bina liste
yoktur. Envanter tablosundaki hâkim, savcı ve avukat satırlarının her biri
tek emirle bütün biten adliyeleri kadrolar — yazdığın sayı o meslekten
kadroda toplam kaç kişi olacağıdır, bakanlık kadroyu adliyelere eşit dağıtır.
Küçültürsen fark eğitimli havuza geri döner. Bütün ekipleri birden çekmek için "tümünü
eve gönder" var; onay ister, çünkü üç mesleğin tamamı aynı anda eve gider ve erişim puanı
dibe vurur. İnşaat halindeki adliyeler, sağlıktaki gibi, envanterin altında kısa bir
"İnşaattakiler" listesinde yalnızca ilerleme çubuklarıyla görünür ve
sonuncusu bitince o liste de kapanır.
12Dış ticaret ve ambargo
Gıda, elektrik, petrol ve doğal gaz hiçbir zaman ambargolanamaz — bunlar
her zaman satın alınabilir bir emtiadır; açığın varsa parasını ödersin, ama dünya sana
satmayı reddedemez. Ambargo yalnızca donanımı kapatır, artı dört
hayvancılık/balıkçılık emtiası için dar, bilinçli bir istisnadır:
Stratejik seviye
Neler bu seviyede
Yüksek
Kara/deniz sondaj platformu, nadir metal teçhizatı, kapalı çevrim çiftlik
ekipmanı, nükleer santral, batarya depolama — değerlendirme başına %50
riskle, en kolay kapanan kategori.
Orta
Balıkçı filosu ekipmanı, rüzgâr/güneş türbin-panel, doğal gaz türbini teçhizatı,
ve süt/kırmızı et/beyaz et/balık — teçhizat ve emtia bu seviyede
bir arada.
Düşük
Altın madenciliği, sera/süt/sığır/kümes çiftliği ekipmanı, baraj/nehir tipi
hidroelektrik/jeotermal santral inşaat teçhizatı — sıradan ticaret, en az kapanan
kategori.
İlk 7 gün hiçbir kalem ambargolanamaz; yeni ülke zinciri öğrensin diye.
Sonrasında kalem başına 24 saatte bir atış. Uzun süre yoksan bile birikmez.
Teçhizatta: sadece ithalat kapanır. Yerli Ar-Ge'si biten ülke kendi
üretir, etkilenmez — ambargonun seni ittiği yer tam olarak burasıdır.
Süt/kırmızı et/beyaz et/balıkta: tam blokaj. Açık hiçbir fiyattan
kapatılamaz; para ödemezsin, mal da gelmez — bedeli mutluluk ya da nüfus artışı değil,
doğrudan yaşam süresidir.
Kıtlık ne yapar
Kendi üretmediğin her şey biraz canını yakar, ambargoda ise tamamen yakar. Ölçülen şey
ülkenin kendi üretimidir, hazinenin ithalatı karşılayıp
karşılayamayacağı değil — iki ayrı ceza grubu var, ikisi asla aynı kalemi iki kez
saymaz:
Gıda, elektrik, petrol, doğal gaz — mutluluk ve nüfus artışını düşürür.
İthal edebiliyorken açığın küçük bir kısmı hissedilir (gıdada %25, elektrik/gazda %15,
petrolde %10); asla ambargolanamadıkları için bu ağırlık hep geçerlidir.
Süt, kırmızı et, beyaz et, balık — yalnızca yaşam süresini düşürür,
bu da ölüm oranı üzerinden nüfus artışını ikinci bir kanaldan aşağı çeker. İthal
edilebiliyorken hafif ağırlıklıdır; ambargolandığında ağırlık tama çıkar.
Mutluluk sıfırın altına inmez, yaşam süresi de sıfırın altına inmez; ama
nüfus artışı negatife inebilir — kendini besleyemeyen ülke insan
kaybeder.
13Her rakam kalem kalem
Oyunda hiçbir bileşik sayı tek parça gösterilmez. Mutluluk, yaşam süresi, nüfus artışı,
gıda, turizm geliri, kültürel prestij, enerji üretimi, sanayi verimi ve hazine akışı —
hepsi işaretli kalemleriyle birlikte gelir ve kalemlerin toplamı sayının kendisine
tam eşittir.
"Artış −4" demek bir şey ifade etmez; "taban +6, Sağlık +12, gıda kıtlığı −8, işsizlik
−15, gaz kıtlığı −14" demek hangi kolu çekeceğini söyler.
14Hazine
Gelir: özel sektör vergisi, ihracat fazlası (gıda, elektrik, petrol,
gaz, süt/et/balık), turizm geliri. Gider: memur maaşları, ithalat açıkları, platform/tesis/santral/okul
inşa bedelleri ve üniversite programı ücretleri.
Bakiye eksiye düşebilir — bu kasıtlı bir baskıdır, oyun sonu değil. Ama sıfırın altına
indiğinde satın alma yapamazsın: ne platform, ne okul, ne araştırma.
Dikkat edilmesi gereken bir yapısal gerçek var: memur maaşı, özel sektör
vergisinden büyüktür. Ücret ekonomisi her nüfusta net eksidir ve nüfusla birlikte
büyür. Hazineyi artıya çevirebileceğin kalemler ihracat kalemleridir — özellikle çıkarım
ve turizm.
Hazine tek kasadır ama harcama yetkisi öyle değil: her satın alma, o bakanlığın puan
payına göre hesaplanan kendi bütçesinden çıkar (bkz. bölüm 04). Hazine ekranında büyük
bir bakiye görmek, bir bakanlığın bir şey satın alabileceği anlamına gelmez.
15Dönerken: olay kaydı ve tarih
Hiçbir şey bildirim göndermez. Yokken olan her şey — keşifler, tükenen sahalar, konan ve
kalkan ambargolar, eşiği aşan işsizlik — olay kaydına yazılır ve döndüğünde tek tek
karşına çıkar. Okunmamış kayıt sayısı sınırlıdır; en eskiler düşer, o yüzden aylarca
uğramamak bilgiyi kaybettirir.
Ayrı bir Tarih sayfası da var — ülkenin kalıcı geçmiş defteri. Olay
kaydından farkı şu: hiç sınırlanmaz, hiç okunmuş sayılmaz, hiç silinmez. Bugün burada
savaş ya da felaket gibi ani, yüzdesel nüfus değişimleri için ayrılmış bir yer — henüz
böyle bir mekanik oyunda yok, ama sayfa canlı ve gelecekte yazılacak her satırı
gösterecek.
16Ara vermek: hesabı dondurmak ve silmek
Üst bardaki kullanıcı adına tıklarsan Hesap sayfası açılır. Orada iki
şey yapabilirsin ve ikisi birbirinin tam zıddıdır.
Hesabı dondurmak hiçbir şeyi silmez. Giriş kapanır ve ülken olduğu
yerde bekler — bu oyunda dünya yalnızca sen okurken ilerlediği için, okunamayan bir
hesabın nüfusu, hazinesi, inşaatı, araştırması ve mezuniyet döngüsü de ilerlemez.
Döndüğünde donmuş süre bağışlanır: her sayaç tam olarak durduğun kadar
ileri kaydırılır, aradaki aylar tek bir tıkta üstüne boşalmaz. Altı ay sonra bıraktığın
ülkeyi bulursun.
Bağışlanan yalnızca donmuş süredir, iki şeyi karıştırmamak gerekir. Dondurmadan
önce zaten birikmiş olan gecikme silinmez; ilk okumada her zamanki gibi işler.
Ambargolar da takvim zamanında ilerler: sen beklerken bir ambargo beklemez, süresi
dolduysa döndüğünde çoktan kalkmıştır.
Donmuş bir hesap giriş yapamaz. Giriş ekranında aynı kullanıcı adı ve parolayla
denediğinde form seni reddetmek yerine “Hesabı yeniden etkinleştir”
düğmesini çıkarır; tek tıkla hesabın açılır ve doğrudan oyuna girersin.
Hesabı silmek ise geri alınamaz: bakanlıkların, hazinen, nüfusun,
tesislerin, personelin, araştırmaların, ambargoların, olay kaydın ve kendi tarih defterin
kalıcı olarak gider, kullanıcı adın yeniden kullanılabilir hâle gelir. Tek istisna
başkalarının tarih defteridir: senin sebep olduğun bir olay onların geçmişinde kalır,
yalnızca adın silinerek. Bu yüzden silme, dondurmadan bilerek daha zordur — parolanın
yanında kullanıcı adını birebir yazmanı, sonra da ayrı bir onay penceresini geçmeni
ister. Sadece bir süre ara vereceksen dondurma her şeyi olduğu gibi bekletir.
17Nereden başlamalı
Aşağıdaki üç öncelik birbirini dışlamaz — sıralama meselesidir. Hepsi
sonunda aynı yerlere dokunur: öz-yeterlilik, işgücü, ambargo bağışıklığı. Fark, hangisine
önce dokunduğundadır.
Oyun sık sık dengeleniyor, bu yüzden bu bölüm eski sürümlerde olduğu gibi kesin, simüle
edilmiş rakamlar iddia etmiyor — hangi kaldıracın ne zaman çekileceğini anlatıyor.
Kesin sayıları her zaman ilgili bakanlık sayfasından, o anki puanlarınla, oku.
1
Önce puan dağıt, sonra nereye dağıtacağını düşün
Havuzda bekleyen bir puan hiçbir şeye katkı vermez — ve dağıtılmamış bir puan, işsizlik
cezasının açılışta tavanında durmasının tek sebebidir.
Hiç puan dağıtmamış bir ülke işgücü kapasitesinin kabaca %70'inde işsizdir ve bu,
mutluluk ile nüfus artışına kendi tavanında (sırasıyla −20, −15) bağımsız bir ceza
yazar. Bu ceza, hangi bakanlığa puan verdiğinden bağımsızdır — toplam
dağıtılmış puan kamu kadrolarını doldurur. Yani ilk hamle her zaman: puanları
dağıt, sonra dağılımı ince ayarla.
Puanları dağıttıktan sonraki ilk iş Eğitim sayfasındaki
Mezun Dağılımı'dır: dağıtılmamış bir politika, okulları çalışan bir
ülkeyi bile mürettebatsız bırakır — boşta kalan pay birikmez, her döngüde kaybolur ve
kadrosuz hiçbir çıkarım/turizm/tarım/santral tesisi üretim yapmaz.
2
Kendi geçim ihtiyaçlarını kapat
Gıda ve şebeke açığı her ay büyüyen bir nüfusla birlikte büyür; erken kapatmak, sonraki
her puanı ucuzlatır.
Tarım ve Hayvancılık sayfasındaki gıda dengesi panelinin açığı sıfıra ya da fazlaya
döndüğü an, o bakanlığa verdiğin bir sonraki puan artık ihracat geliri getirmeye başlar.
Enerji ve Tabii Kaynaklar tarafında ise puan elektrik üretmiyor artık — bir
santral satın alıp kadrolamadan şebeke büyümez. Enerji sayfasındaki Şebeke ve
yenilenebilir-havuz panelleri, ülkenin coğrafyasının hangi santral tipini en ucuza
büyütebileceğini gösterir; oraya bak, sonra satın al.
Sağlık puanının nüfus artışına katkısının bir tavanı yok ve iki kanaldan işler — hem
doğrudan artışı yükseltir hem yaşam süresini uzatarak ölüm oranını düşürür. Erken birkaç
puan burada, açılışın kıtlık/işsizlik cezalarını dengelemenin en ucuz yoludur.
3
Zincirleri paralel yürüt, birini bitirmeden ötekini bekleme
Eğitim, Sanayi ve Enerji/Tarım/Turizm üç ayrı bakanlıktır ve üçü de aynı anda
ilerleyebilir — sırayla değil.
Bir teknolojinin mezun payı (Eğitim), yerli Ar-Ge'si (Sanayi, artık bir üniversite
programının tamamlanmasını istiyor — bkz. bölüm 08) ve platform/tesis satın alması
(ilgili bakanlık) birbirini beklemez: payı ayarla, aynı gün Ar-Ge'yi başlat, aynı gün
platformu ithal fiyatından al ve sahaya koy. Ar-Ge bittiğinde bir sonraki platform
ucuzlar; mezuniyet döngüsü dolduğunda mevcut platformlara ekip atarsın. Sırayla
ilerlemek — önce mezunlar gelsin, sonra Ar-Ge başlasın — yalnızca zaman kaybettirir.
Aynı mantık turizm ve tarım tesisleri için de geçerli, ve bir avantajı var: mezun
dağılımı bir politikadır, tek tek başlatılan işler değil. Bir kolun
yüzdelerini bir kez kurduğunda her döngü kendiliğinden birden fazla tesis tipini
besler — sırayla beslemek zorunda değilsin, ama toplamın 100'ü geçemeyeceğini
unutmadan bölmen gerekir.
Genel tuzaklar
Ekipsiz/kadrosuz bir tesis sıfır üretir. Bir platformu ya da tesisi
satın almak yuvayı/kadroyu tutar ama üretim ekip atanana kadar başlamaz — bazen
küçük bir alanda boş bir kadro dolu bir kadronun yerini bile kapatabilir.
"%100" tek bir açığın kapandığı anlamına gelir, ülkenin iyi durumda olduğu
anlamına gelmez. Şebeke, gıda ve dört yeni hayvancılık/balıkçılık emtiası
birbirinden bağımsız beş ayrı denge. Biri kapanmışken diğeri hâlâ açık olabilir.
Nüfus büyüdükçe her ihtiyaç büyür. Bugün kapalı bir açık, birkaç
hafta sonra nüfus büyüdüğü için yeniden açılabilir — hiçbir kapatma kalıcı bir
bitiş değildir.
Yüksek seviyeli teçhizat sık ambargolanır (değerlendirme başına %50).
Buna güvenerek plan yapma; kalıcı çözüm her zaman yerli Ar-Ge'dir, beklemek değil.
Bu rehberdeki bütün sayılar oyunun mevcut denge ayarlarından gelir. Yönetici ayarları
değişirse sayılar da değişir; oranlar ve sıralamalar genelde yerinde kalır.